Dikkat! Beynimiz Tembelleşiyor

Beynimiz Tembelleşiyor

Beynimiz Tembelleşiyor

Telekomünikasyon araçlarının yaygınlaştığı, tabletlerin ve bilgisayarların elimizden bırakmadığımız, neredeyse her odaya bir televizyon alındığı bu çağda elektronik aletlerin olmadığı bir dünya hayal ediyorum. Bunun nedeni ne mi ? Yazımda bu düşlediğimin sebeplerini edebiyatım yettiğince aktarmaya çalışacağım.

İlk ve orta öğretimdeki öğrencilerimin ödev ve ders yapmadaki ilgisiz kaldıkları, isteksizliğini anlamaya çalıştığımda ve sorguladığımda hep yakın cevapları alıyorum: ” Ders çalışmaya çalışıyorum fakat aklıma farklı şeyler geliyor, okuduklarımı anlayamıyorum.” Aslında yaşadıkları dikkat ve konsantrasyon problemlerini kendilerince söylemeye çalışıyorlar. Dikkatlerinin çabuk dağıldığını biliyor; fakat nedenini bulamıyorlar. Söylemek istediğim aslında öğrencilerim telefonları, tabletleri aktif şekilde kullanan, çok iyi derece yapabilecek , iddialı bir bilgisayar oyunları oynayan, kendi çaplarında dizi ve film takip eden çocuklar. Fakat kitap okuma ve anlama gibi durumlar göz önüne geldiğinde , ders ve ödevler olduğunda zihinleri farklı yaşantı ve olaylara gidiyor, kısa süre içerisinde sıkılıyor , bunalıyor ve ilgisizleşiyorlar. Aslında bu durum çok normaldir ve beklentilerim dahilindedir.

Uyarıcıların yüksek olduğu; ses, ışık ve renk oyunlarının olduğu aygıtlar, işlenmiş ve kalıplarla çekici hale gelmiş şekilde beynimize sunarken beynimizi aktif bir şekilde kullanmamız gerekmemektedir. Beyin artık yüksek uyarıcılara bezenmiş ve şekillenmiş, süzülmüş verileri yorulmadan, kolayca almaktadır. Bu şekilde çalışmaya alışmış olan  beyin uyarıcıların gayet zayıf olduğu, anlamak ve algılamak için kompleks bir şekilde çalışması gereken bir olayla karşı karşıya geldiğinde oldukça zorlanması ve öğrencimizin bu durumdan sıkılması çok normaldir. Ders çalışırken, ödevleri yaparken ve dersleri anlamaya çalışırken yine aynı şekilde beyin alışık olmadığı durumlarda bu şekilde zorlanmaktadır. Öğrencimiz bu durumun nedeni de çözemediği için kapasite ve zihinsel olarak yetersiz olduğunu düşünmektedir. Yani ufak hatalar aslında büyük hatalara sebep vermektedir. Bu konuda en büyük desteği verecek olan da kitaplardır.Roman, Hikaye…

Bu bağlamda ders verdiğim öğrencilerime kitap okumanın yararlarını anlatır ve kitap hediye ederim. Sonrada onlarla kitapla ilgili biraz konuşur ve okursa tekrar onlara kitaplar getiririm. Yoğun algılama ve öğrenme sürecine maruz kalan beyin, bu öğrenme stilini alışkanlık haline getirdiğinde öğrencimiz dersi daha çabuk anlayacak ve aktarabilecektir. Sadece dersle de sınırlandırmak olmaz. Öğrencimizin anlama ve algılama hızı artacak ve olayları daha düzgün ve daha hızlı bir analiz yeteneği edinecektir. Kısaca çocuklarımızın iyiliği için uğraşırken teknolojik araçların esiri olmamaları için, ölçülü ve kontrollü bir şekilde, bizim nezaretimizde bu araçları kullanmalarına müsaade etmeliyiz. “Kitapların anlama ve algılamadaki yararına değindim sadece. Öğretici yönünü başka bir yazımızda enine, boyuna, dimağımın elverdiği ölçüde yazmaya çalışacağım.”

Univerist  Ders Kozyatağı-Ataşehir-Suadiye-Acıbadem-Dragos-Kartal-Çamlıca-Çekmeköy

Özel Ders Kozyatağı-Ataşehir-Suadiye-Acıbadem-Dragos-Kartal-Çamlıca-Çekmeköy

 

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.