Çocuklarımızın Geleceği İçin Doğru Meslek Seçimi

cocuklarimizin-gelecegi-icin-meslek-secimi

Çocuklarımızın Geleceği İçin Doğru Meslek Seçimi

Mesleki eğitim, üretimin kalitesini, işletmelerin sağlıklı büyümesini, kaynakların verimli kullanılmasını sağlar. Eğitimde işletmeler, kamu yönetimi, okul yönetimleri, üniversitelerin ve sivil toplum kuruluşlarının samimi katkılarıyla özgürce ülke gerçekleri, dünya gerçekleri göz önüne alınarak takım ruhu ile düşünülerek meslek eğitimi ile beraber toplumumuzun kazanımlarını katlaması gerçekleşebilecektir. Doğal olarak yine insan faktörü, mesleki eğitimi verecek öğretmen ön plana çıkmaktadır.

Toplum olarak, hala kâğıt üstünde her şeyi mükemmel göstermeye bayılıyoruz. Meslek eğitimi ise tatbiki bir eğitim olarak, bireyin yapabilirliklerinin, yeteneklerinin, kazanımlarının kaliteli ürüne, hizmete, paraya dönüşmesi ile anlam bulacaktır. Dolayısıyla üretime yönelik olmayan eğitim metotlarının, tatbiki mümkün olmadıkça kişide anlamını bulmayacaktır. Bu yönden bakıldığında kişinin yapabilirliği kanıtlanabilen eğitim, amacına ulaşmış demektir. Bu iki şekilde ölçülebilir; birincisinde pasta malzemeleri kişiye sunulur, kişiden pasta yapması istenir. Ya da kişinin kendi yapacağı pastayı kendi yapması, malzemeleri kendisinin seçmesi, pazarlıkları öğrencinin yapması istenebilir. İki eğitim, amaç bakımından çok farklı eğitimlerdir. Birinci eğitim, kişiye ciddi bir sorumluluk vermezken ikinci eğitim metodunda ise, kişiye ciddi özgürlük, sorumluluk, verilir. Hata yapma, zarar, kar etme özgürlüğünü ve sorumluluğu verilir. Her ne kadar birisi personel eğitimi, diğeri ise doğrudan müteşebbis yetiştirmeyi hedeflemekteyse de kişilerin öyle ya da böyle ikna edilmeleri gerekir. Özgür ruhlu bir kişinin, birinci kalıba sığması çok zordur. Sınırları dar olduğundan kişi kendisini değersiz hisseder. Kendini değersiz hisseden kişi, çevresine, işine, kendine de değer veremez.

Mesleki eğitim, pratiğe, kişinin kendinden de bir şey katması ile anlam kazanır. Uygulama kişiye balık vermektense balık tutmayı, balık tutma zevkine erişmeyi sağlama hedefi taşırsa kişi ister, çalışan olarak, ister müteşebbis olarak çalışma hayatına devam etsin zevk alarak, yapacağı için, mutlu ya da verimli çalışan olacaktır. Kişinin aldığı eğitim her ne olursa olsun, aldığı eğitimden zevk almalı, mesleğinden onur duymalıdır. Bu da ancak aslında özgüvenli bireyler yetiştirmekle olur. İster lise dengi, ister üniversite düzeyinde olsun, aslında sevmediği kendinden bir şeyler katmadığı, meslek dallarında nice insanlarımız çalışıyor. Ancak insanlarımız eğitim aldıkları meslek dallarından ne gurur duyabiliyor, ne de birçoğu ise söz konusu mesleği icra edebiliyor. Sonuç; zaman kaybı, ömür kaybı, kaynak israfı. İnsanların mutluluk kaynaklarından en önemlilerinden biri de doğru meslek ile meşgul olmalarıdır. Doğru meslek, ömür uzatır, mutlu bireyler, mutlu aileler, geleceğe güvenle bakabilen kişiler demektir.

On üçüncü yüzyılda ahilik teşkilatını kurarak mesleki eğitimi, halkına özgü bir sistem haline getirerek geliştiren bu sistemle yüzyıllarca mesleki eğitim sistemini çözmüş bir milletin evlatları da yirmi birinci yüzyılda evlatlarının mutluluğu ve geleceği için doğru eğitim metotlarını geliştirecek bilgi ve beceriye sahiptir.

Univerist  Ders Kozyatağı-Ataşehir-Suadiye-Acıbadem-Dragos-Kartal-Çamlıca-Çekmeköy

Univerist Kozyatağı-Ataşehir-Suadiye-Acıbadem-Dragos-Kartal-Çamlıca-Çekmeköy

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir